TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı Başladı

Ekim 31
by 31. Ekim 2010 12:45

Haberci edasıyla başlığımı atarım, normal yazıma da devam ederim. Böyle tezatlıklar vardır içimde, durduramam dostlar.

29. İstanbul Kitap Fuarı yine "Cehennemin Dibinde" Beylikdüzü'nde fuar mı olur lan? Kaç yıldır millet ta nerelere gitmek zorunda kalıyor. Böylesine yoğun trafiğin olduğu bir şehirde bu kadar uzağa fuar yapmak kimin aklına geldi bilmiyorum ama böyle devam edecek gibi görünüyor. Neyse, fuarda ben de varım. Çalışıyorum. Fuar nedeniyle bir hafta okula gidemeyeceğim elbette.


Fuarın sanırım en önemli olaylarından biri ünlü Zagor'un çizeri Gallieno Ferri de 6 Kasım 2010 Cumartesi günü imza gününe gelecek olması. Çok önemli bir olay.

Bol kitaplı günler diliyorum.

Ayrıntılı bilgiyi Fuarın resmi sitesinden alın: http://www.istanbulkitapfuari.com/

Tags: , , ,

genel | haber

Kendini Deşifre Etme!

Temmuz 19
by 19. Temmuz 2007 18:20

    Herkes kendini ifade etme telaşında, bir yerlere üye olup günde on-on beş profil doldurma ve kendisi hakkında sanal bir ortamı bilgiye boğma arayışında. Kendimizi neden bu kadar deşifre ediyoruz.

    Önümüze gelen siteye hakkımızda milyon tane bilgi giriyoruz. Bu bilgiler toplansa hepimizin biyografisi çıkacak ortaya. Kendimiz hakkında bu kadar bilgi verip Toronto'da yaşayan Richard tarafından tanınmanın cazibesi nerede? Deli miyiz biz??

    Bu kadar rahatsız edici bir olay karşısında bile hiç bir şey yapmadığımızı biliyorum. Bu durum şu anda benim de umurumda değil açıkçası ama umarım başımıza olmayacak işler gelmez...

Tags: ,

genel | Mizah

İstanbul'da Hurma Yetiştiriciliği!

Haziran 27
by 27. Haziran 2007 16:25

Merhaba "Kitlem" nasılsınız?

Bu ne sıcaktır yahu. Cayır cayır yanıyoruz. Sıcak yüzünden İstiklal Caddesi bile bomboş.

Sıcaklar arttığı için evimin bahçesinde hurma yetiştirmeye karar verdim. İstanbul'da hurma yetiştiriciliğini arttırmak için çalışmalar yapacağım. Ne de olsa yakın bir zamanda her taraf çöl olacak. Biz de şimdiden tohumları ekelim de çöl sıcaklarında kocaman ağaçlarımız olsun. Dernek kurmaya karar verdim şimdi.

Tags: ,

genel | Mizah

Kelimeler Kifayetsiz

Haziran 04
by 4. Haziran 2007 17:40

Selamlar hayran kitlem. Nasılsınız? Zaman ne kadar da hızlı geçiyor değil mi? Dün doğduk bugün yaşıyoruz, yarın da ölecek miyiz? Ölüm bana sırıtarak gel..

Siz de bazen ne kadar önemli biri olduğunuzu düşünür müsünüz? Ben düşünürüm. Ama ertesi gün de tam tersini düşünebilirim. Ne kadar işe yaramaz bir insanım.... Herkes düşünür bunları.

Bunları niye yazdım diye merak ediyordunuz. Siz merak ede durun. Ben kahve almaya gidiyorum....

Tags: ,

genel | Mizah

Hayat, Hayat, Hayat...

Mayıs 18
by 18. Mayıs 2007 18:13

"
Gazi Mustafa Kemal bir gün sofrasında, temrin olarak bana şu kelimeleri verdi:
    "İnsan, bihudut, beşeriyet, tezahür eder, aşk, ruh, ten, dudak, saç, hayat, hayat, hayat, şefekat, muhabbet, ölüm, hayat hayat, bilmem".
-Bu kelimeler sana ne ilham eder? dedi.
    Şunu yazdım:
    "İnsan isen sevginde bihudut ol... Beşeriyetin kemali bunda tezahür eder... Bunu anlamıyan hiç bilmiyecek güzel saç, berrak ten, duygulu dudak nedir!.. o bilmiyecek aşk nedir, ruh ne!..
    Böyle biri için hayat bile ölümdür.
    Fakat beşeriyet bunu istemez. O hayat diler, hayat, hayat!... Gel, ey fani, anla ve gör ki hayat nedir.. Şefekattir o, muhabbettir o.. Hayat budur.., ötesi ölümdür, onu ben bilmem... Hayat isterim, hayat..."
    Dinledi ve beyendi.
    Ey yazımı okuyan! Maksadım beni daima teshir etmiş olan bir yüksek iltifatı sana hikaye etmek değildir. O, zaten benim ruhumun hazzıdır, saadetidir ki içimde saklarım. Onu burada anlatışım, hayatın ta kendisi olan Büyük Adamın bir kaç kelimesinde şu küçük kitabın manasını bulduğumdandır! Sunduğum damlaları zehir sanma... Acıysalar hayat çok tatlı olduğundan, ve bu tat çabuk geçip gittiğindendir. Melalli bulursan,  düşün ki, hiç ayrılmak dilemediğimiz neşenin çabuk kaçıp uçtuğundandır. Bu damlalar ölümden ve neşesizlikten şekva için aktı... Dinle, işte ruhun sıcak ve aydınlık mermerine birer birer dökülüyorlar.
"

Tags: ,

genel | genel kültür

Döndüm ben... Yani askerden döndüm..

Nisan 24
by 24. Nisan 2007 14:20

Selam dostlar ben en sevdiğiniz yazar emrahman. 14 Mayıs 2006 günü sizlere veda edip gitmiştim. Arkadaşlar Hakkari'ye gittim 11 ayı bitirip geri geldim ve sanki hiç askere gitmemiş gibiyim. Bu ne acayip bir duyguymuş yaw.

Hakkari Çukurca Jandarma Komando Tabur Komutanlığı'a 15 Mayıs 2006'da katıldım. 21 Mayıs'ta timin diğer elemanları da tabura katılınca bölüklerimiz belli oldu. Timimle birlikte 1 ay üs bölgesi tuttum ve 1 operasyona gittim. Sonra beni yazıcı olarak idari işlere aldılar. Yazıcı teskereye gidiyormuş. O gitti ve ben tek başıma kaldım idari işlerde. Alt devrelerden ve çömezlerden yazıcı bulamadım. En sonunda bir torunu yanıma aldım onu eğitip teskereye gittim.

Hakkari'den Van'a otobüsle geldim. Oradan da uçakla 22.04.2007 tarihinde İstanbul'a geldim

Tags: ,

genel

Hakkari'ye yolculuk var

Mayıs 14
by 14. Mayıs 2006 13:20

 

Dağıtım izni bitti. Dağıtım iznine de iki gün taktım. Hayırlı olsun... İnşallah başımız belaya girmez oralarda. Neyse... Yarın, daha doğrusu bugün saat 12:30'da Van'a uçuyorum. Orada inzibatlara teslim olacağım. Onlar beni Hakkari'deki birliğime konvoy ile birlikte gönderirler. Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna gitmek çok ilginç bir deneyim olacak benim için. Ama asıl deneyimi Hakkari'nin dağlarında yaşayacağım.

 

Bütün arkadaşlarıma selam ederim. Beni bekleyin...

Tags: ,

genel

Komando'ya bir yudum su...

Mayıs 10
by 10. Mayıs 2006 15:14

Acemi birliğinden ayrılıp dağıtım iznine İstanbul'a Cumartesi günü geldim. İzmir Yeni Foça'da acı tatlı 75 günüm geçti. Süründük, koştuk, yattık-kalktık, şınav, mekik, barfiks, atış, eğitim derken 2,5 ay geçti gitti. İyi de oldu. Şimdi sırada usta birliğim var. Usta birliğim de Hakkari Çukurca. 14 Mayıs 2006 Pazar günü Hakkari'ye gideceğim. Komando birliğime teslim olacağım. Heyecanlı değilim.

 

Makineli tüfek nişancısı oldum. Sırtımızda çanta, elimizde tüfek gezeceğiz dağları. Yeni Foça dağlarını az gezmedik :))

Tags: ,

genel

Acemiliği de yedik be...

Nisan 29
by 29. Nisan 2006 16:20

    Efendiler...

Acemi birliğini de yedik bitirdik. 2,5 ayım İzmir, Yeni Foça'da geçti. Şimdi komando olduk ve Osmaniye'ye gidiyoruz 15 kişilik Komando timimle. Kendimi Ultra şanslı hissediyorum. Bir sürü tim doğunun en ücra köşelerine gitti. Benim timim Osmaniye'ye. Şans...


Az istikamet yemedik ulan....


(9 Ağustos 2007 Edit: Dostlar daha sonraki yazılarımda da göreceksiniz. Malesef Osmaniye'ye gidemedik. Hakkari/Çukurca'ya gönderdiler bizi. Sevgiler.)

Tags: ,

genel

Askerliğin mantığını anladım.

Nisan 23
by 23. Nisan 2006 15:17

Merhaba a dostlar...

Yakında acemi birliğim bitiyor ve dağıtıma gidiyoruz. Yeni Foça'dan ayrılıyorum (Ne kadar üzülüyorum bilseniz!?...). 7.Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı'nda geçirdiğim 2 ayın sonunda askerliğin mantığını anlamış bulunuyorum desem herhalde "bi sittir git" dersiniz bana. Vallahi anladım lan...

 

-Birincisi mıntıka temizliği çok önemli. Hatta arkadaşlarla mıntıka adında bir film bile çekmeyi düşünüyoruz. Bu konunun üzerine eğilmek lazım. Belgesel tadında bir film çekmek istiyorum.

-İkincisi yemekhanede yemek sırasında beklerken kaynak yapmak çok önemli bi'şey. Kaynak yap mutlu ol.

-Üçüncüsü her asker ot yolar. Çim biçme makinesi bünyeyi rahatlığa alıştıran, tembelleştiren pis bir şeytan aletidir. Ne yapıyoruz? Bölük olarak saf düzenine geçip otları yolmaya başlıyoruz. Eller yemyeşil olabilir, olsun. Komando'nun eli yeşil olmaz...

 

Neyse... İki hafta sonra acemi birliğimden ayrılacak, bir hafta izin yaptıktan sonra dağıtıma gideceğim. Artık nereye giderim bilmiyorum.

 

Kalın sağlıcakla...

Tags: ,

genel | Mizah

Widget Administration not found.

c:\inetpub\vhosts\cokunlu.com\httpdocs\admin\menu.ascx.cs(32): error CS0117: 'BlogEngine.Core.Utils' does not contain a definition for 'Translate'X

Takvim

<<  Şubat 2012  >>
PaSaÇaPeCuCuPa
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728291234
567891011

View posts in large calendar

Emrah Çokünlü

1986 yılında İstanbul'da doğdu. İlkokulda öğretmeni tarafından sürekli tahtaya çıkarılıp şarkı söyletilen ve flüt çaldırılan öğrenci oldu. 10 yaşında kendi mızıkasını, harçlıklarını biriktirip satın aldı. Daha sonra babasına klavye aldırdı. 17 yaşıda gitarla da ilgilenmeye başladı. 2003 yılında liseden mezun olup bir kitabevinde çalışmaya başladıktan sonra müzikle uzunca bir süre ilgilenemedi.

Askerlik dönemimde bir müzik grubu kurdu ve bulunduğu taburda bir süre müzik yaptı. Askerden geldikten sonra asıl yapması gereken şeyin müzik olduğunu anladı ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin yetenek sınavını kazanarak müzik eğitimine başladı. Halen MSM'de eğitim görmekte...